Perşembe, Mart 27, 2025

Çırağan Sarayı

İstanbul’un en güzel semtlerinden biri olan Beşiktaş’ta yer alan Çırağan Sarayı; geçmişte padişahların yaşadığı, görkemli yapısıyla herkesi kendine hayran bırakan, tarihimizin en güzel saraylarından biri olma özelliğini taşıyor. Çırağan Sarayı’nın hikâyesini daha detaylı inceleyecek olursak:

Çırağan; Lale Devri’nde (1718-1730), mum ve kandil ışığında yapılan gece eğlencelerine verilen isimdir. Sarayın bulunduğu yerde de bu eğlenceler yapıldığı için saraya “Çırağan Sarayı” denmiştir. Beşiktaş’la Ortaköy arasında, Lale Devri’nin sadrazamı Damat İbrahim Paşa ile zevcesi Fatıma Sultan tarafından yaptırılmıştır. Daha önceleri “Kazancıoğlu Bahçesi” denilen bu yerde yaptırılan sarayın yanında bir Mevlevihane bulunmaktaydı. Sultan Birinci Mahmut (1730-1754) ve Üçüncü Selim (1789-1807) dönemlerinde tamir ve eklemeler yapılan saray, Sultan Abdülmecid tarafından yeniden yaptırılmak üzere yıktırıldı (1859). Ancak sarayın yeniden inşası Sultan Abdülaziz Han devrinde gerçekleşti.

Dolmabahçe Sarayı’nda kullanılan planın daha ileri bir örneğini teşkil eden Çırağan Sarayı’nın planlarını, Nikogos Balyan yaptı. İnşaat 1861’den 1865’e kadar 4 yıl sürdü. Deniz kıyısında 750 metre uzunluğundaki bu saray, beyaz mermerden yapılmıştır.

Çırağan Sarayı salonlarının döşenmesine Dolmabahçe Sarayı’ndan daha fazla ilgi gösterilmiş. Burada kullanılan malzeme de son derece kıymetli cinsten. Bunun için dış cephesine nazaran iç tasarımı daha muhteşemdir.

Sultan Beşinci Murad Han 1876’da tahttan indirilince, arzusu üzerine Çırağan Sarayı kendisine ve ailesine ikametgâh olarak verildi. Kendisi de 1904 yılında burada vefat etti.

1946’da çıkarılan bir kanunla İstanbul Belediyesi’ne devredilen Çırağan Sarayı, çeşitli tarihlerde onarılması düşünülmüş fakat bir neticeye varılamamıştır. 1986 yılının şubat ayında, Türk hükümeti tarafından bir sözleşmeyle yabancı yatırımcılara 49 yıllığına kiraya verilmiştir. Yap, işlet, devret modeliyle kiralanan saray; beş yıldızlı otel olarak işletilmeye açılmıştır. Kayıkhane bölümünde de yabancı devlet adamlarını misafir etmek için bir devlet konuk evi yapılmıştır.

Çırağan Sarayı

1986 yılında Çırağan Sarayı 5 yıldızlı otele dönüşsün diye ilk adımlar atılır.1990 yılında tamamlanan “Çırağan Palace Kempinski” bugün İstanbul’da otel olarak, Kempinski oteller zinciri tarafından misafirlerini ağırlıyor. Eski sarayın yanına, mimarisine uygun bir şekilde tasarlanıyor ve İstanbul’un o dönem en lüks ve tek 5 yıldızlı nezih oteli olarak birinci sırada yerini alıyor. 2 sene restorasyon çalışmasından sonra, eski saray bölümü de açılıyor. Böylece gerçek bir saray yeniden küllerinden doğuyor. İstanbul’a ilk kez geliyorsanız, İstanbul’un simgesi haline gelen Çırağan Sarayı’nı görmeden gitmeyin. En güzel düğünlerin, birçok konferans ve organizasyonların yapıldığı, tarihe tanıklık etmiş bu sarayda, boğaza nazır İstanbul’u izleyerek güzel bir kahve keyfi yapıp dönebilirsiniz.

Eğer bu yazımı beğendiyseniz ayrıca diğer yazılarımada buraya tıklayarak erişebilirsiniz.

İç Mimar Sultan Budak
İç Mimar Sultan Budak
Tam kapsamlı biyografim için buraya tıklayabilirsiniz.

Alakalı İçerikler

3 YORUMLAR

  1. O dönem içinde yapılan mimari çalışmaların hepsi görkemiyle ve ihtişamıyla göz dolduruyordu. Geleneksel mimari sistemi içinde hazırlanan sarayı bende İstanbul’da ziyaret etme imkanı bulmuştum.Şu dönem ile kıyaslama bile yapılmayacak bir görselliğe sahip

  2. Çırağan sarayı günümüzde bile diğer yapıların arasında kendini net bir şekilde gösteriyor. Uzmanların ihtişam ve gösteriş olarak sergiledikleri sarayın yapımı ve imali konusunda biraz araştırma yaparsanız, kaç kere yıkılıp yeniden inşa edildiği gerçeğini de öğrenirsiniz.

  3. İstanbul BEŞİKTAŞ’ta bulunan yapıyı vapurdan izlemenizi öneriyorum. Saray ismi ile anılmasını bırakın görünümü yetiyor insana. Şatafatlı ve harika mimarisi de bu özelliğini öne çıkartıyor diyebilirim.

CEVAP VER
Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son İçerikler