Cumartesi, Mart 29, 2025

Fonksiyonel Bir Besin: Kinoa

Son yıllarda kendisinden sıklıkla söz ettiren kinoa, içeriği ve sağladığı faydalarla herkesin mutfağına girmekte olan fonksiyonel bir “tahıl benzeri” üründür. Kültürümüze yeni yeni adapte ettiğimiz kinoa, aslında 7000 yıllık bir geçmişe sahiptir. Üretim açısından toprağa uyum yeteneği yüksektir ve bu nedenle birçok yerde yetiştirilir. Özellikle Kolombiya, Arjantin, Peru, Şili ve Ekvator bölgeleri kinoanın anavatanı olarak bilinmektedir. 2010 yılından itibaren Türkiye’de de üretime geçilmiştir. Ülkemizde yüksek fiyatlardan satılmasına karşın Amerika ve Avrupa bölgelerinde oldukça ucuz bir üründür. Uygun olmayan iklim koşullarına adaptasyonu kolay olduğundan Birleşmiş Milletler tarafından kalkınma hedeflerine katkı sağlayacağı düşünülmektedir Aynı zamanda dünya genelinde ulaşımı kolay ve ucuz bir ürün olması, dünyadaki açlık sorununun önüne geçebileceğini düşündürmektedir. Bu nedenleri göz önünde bulunduran BM, kinoanın popülaritesini artırmak adına 2013 yılını “Kinoa Yılı” olarak ilan etmiştir.

Neden Kinoa Tüketmeliyim?

Kinoa (Cheropodium Quinoa Willd), fonksiyonel besin grubunda yer almaktadır. Yani çeşitli hastalıkların riskini azaltmayı amaçlar. Glütensiz bir besin olduğundan özellikle Çölyak hastalarında sıklıkla tercih edilmektedir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)’ne göre protein içeriği ve kalitesi diğer tahıllardan yüksektir. Örneğin 100 gram pirinçteki protein miktarı yaklaşık 8 gram iken kinoada yaklaşık 17 gramdır. Böylece  vegan ve vejeteryan bireyler için iyi bir protein kaynağı olarak görülmektedir. Aynı zamanda proteine ulaşımın zor olduğu bireylerde de rahatlıkla tercih edilebilir.

Kinoanın vitamin ve mineral içeriği diğer tahıllardan oldukça yüksektir.  C ve B vitaminlerini içermesinin yanı sıra kalsiyum, magnezyum, potasyum, fosfor, demir ve bakır içeriği buğdaydan çok daha zengindir. Özellikle kalsiyum, demir ve magnezyum glütensiz diyetle beslenen bireylerde eksikliği görülebilen minerallerdir. Bu nedenle bu bireylerin diyetinde mutlaka kinoaya yer verilmesi gerekir.

Aynı zamanda kinoa, içerdiği E vitamini sayesinde doğal antioksidan görevi yapar. Böylece bağışıklığı destekler ve hastalıklara karşı koruma sağlar. Bunun dışında kinoanın içerdiği polifenoller ve biyoaktif bileşiklerin sağladığı yararlar;

  • Kalp hastalıklarına karşı koruma
  • Toksinleri yok etme
  • Kanser hücrelerinin gelişimini engelleme
  • Hücre zarını koruyarak beyin nöron işlevine katkıda bulunma
  • İnsülin direnci ve hipergliseminin önlenmesi
  • Vücut ağırlığı kontrolü
  • İçerdiği lif sayesinde kabızlık sorununu giderme

Günlük Tüketmem Gereken Kinoa Miktarı Nedir?

Hiçbir besin, sağladığı yararlar göz önünde bulundurularak sınırsız tüketilmemelidir. Kinoa, Milletimizin sindirim sisteminin alışkın olmadığı yeni bir besindir. Bu nedenle bazı bireylerde sindirim sorunlarına sebep olabilir. Özellikle aşırı tüketildiği durumlarda sindirilemediği ve bağırsaklara yapıştığı durumlar görülebilir.

Kinoanın faydaları ne kadar fazla olursa olsun günde 1 porsiyondan daha yüksek miktarlara çıkılmamalıdır. 1 porsiyon kinoanın miktarı 200 gram kadar, yani bir su bardağı ölçüsündedir. Haşlayıp salatalarınıza karıştırarak tüketebileceğiniz gibi pilavlarda veya tatlı yapımında (puding gibi) kullanabilirsiniz.

Diyetisyen Mervenaz Yazgan
Diyetisyen Mervenaz Yazgan
Tam kapsamlı biyografim için buraya tıklayabilirsiniz.

Alakalı İçerikler

1 Yorum

  1. Daha önce ismini bile duymamıştım. Şifası listelenince nasıl duymadığıma hayret ettim. Bu bitki ülkemizde nerede var. Bizler alıp deneyebilir miyiz?

CEVAP VER
Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son İçerikler