Manevi Tazminat Davası Nedir? hukuka aykırı bir eylem veya işlem nedeniyle bireyin yaşadığı üzüntü, elem ve yıpranmanın yol açtığı manevi zararların karşılanması amacıyla talep edilen tazminatı ifade etmektedir.
Manevi tazminatın amacı, kişilik hakkı haksız bir şekilde saldırıya uğrayan tarafın, çektiği acıyı, üzüntüyü, uğradığı ruhsal sarsıntıyı telafi etmeye yarayacak bir tatmin yolu bulmaktır. Yani, duyulan elem ve ıstırabın kısmen ve imkân dahilinde tazminini amaçlamaktadır.
Manevi Tazminat Hangi Hallerde İstenebilir?
Manevi tazminat ile ilgili temel düzenleme Türk Borçlar Kanunu madde 58’de yer almaktadır. TBK madde 58’e göre ‘’Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.’’şeklinde düzenlenmiştir.
Bu maddeye bakıldığında manevi tazminat talebi bazı şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Buna göre manevi tazminatın şartlarına bakılacak olursa;
- Kişilik haklarına tecavüz edilmiş olmalı,
- Tecavüz haksız olmalı,
- Manevi zarara uğranılmalı,
- Kusurlu olunmalı,
- Uygun illiyet bağı bulunmalıdır.
Bu dört unsur bir araya gelmesi sonucu kişilik hakkı ihlal edilen, saldırıya uğrayan, üzüntü, elem duyan kimselerin manevi tazminat isteme hakkı da doğar. Borçlar kanununda manevi tazminat ilgili bu şartlar niteliğine uygun düştüğü ölçüde diğer kanunlardaki manevi tazminat davalarında da uygulanır.
Manevi Tazminat Davası Nedir? Manevi tazminat davasını her ne kadar kişilik hakkı saldırıya uğrayan kişi açabilecekse de , kanun ağır bedensel zarar ve ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarının da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceğini düzenlemiştir.
Manevi Tazminatın Belirlenmesi
Manevi tazminat miktarını belirlemeyi kanun hakimin takdirine bırakmıştır. Ancak Yargıtayın yerleşik içtihatlarına bakıldığında manevi tazminat miktarı belirlenirken tarafların ekonomik ve sosyal durumları, tarafların olaydaki kusurların ağırlığı göz önünde bulundurularak uygun bir tazminat miktarı belirlenmesi öngörülmüştür.
Bu tazminat miktarı hakim tarafından tazminat alacaklısının zenginleşmesine yol açacak şekilde takdir edilemez. Zira tazminatın amacı zarar görenin zenginleşmesi değil hakkaniyete uygun bir zarar giderimi yapmaktır.
Bu bağlamda hakim, kişilik haklarına yapılan tecavüz nedeniyle belli bir paranın ödenmesine hükmedebileceği gibi, sadece tecavüzün kınanmasına ve bu kararın yayınlanmasına karar verebilir.
Son olarak manevi tazminat sistemi için zaman aşımı süresine bakıldığında; kanunda zarar görenin zararı ve tazminat yükümlülüğünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıllık zaman aşımı süreleri öngörülmüştür. 22.11.2019
Ayrıca dilerseniz Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat Nedir? adlı içeriğimizi okuyabilirsiniz.